Aile Hukuku

Aile ve Boşanma Hukuku

Aile Hukuku Nedir?

Aile Hukuku, evliliğin kurulmasından sona ermesine kadar eşler arasındaki ilişkileri, ana-baba ile çocuk arasındaki hak ve yükümlülükleri ve aile bireylerinin korunmasını düzenleyen medeni hukuk dalıdır.

Türk hukukunda temel kaynak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) "Aile Hukuku" başlıklı ikinci kitabıdır. Bu alandaki davalar, 4787 sayılı Kanun uyarınca kurulan aile mahkemelerinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.

Aile Hukukunun Kapsadığı Başlıca Konular

  • Boşanma: Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları, boşanma sebepleri ve kusur değerlendirmesi.
  • Nafaka: Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası ile nafakanın artırılması veya kaldırılması.
  • Velayet ve kişisel ilişki: Müşterek çocuğun velayetinin belirlenmesi, değiştirilmesi ve diğer ebeveynle kişisel ilişki kurulması.
  • Mal rejimi: Evlilik süresince edinilen malların boşanma sonrasında tasfiyesi ve katılma alacağı.
  • Tazminat: Boşanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri.
  • Koruma tedbirleri: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirler.
  • Soybağı ve evlat edinme: Babalık davası, soybağının reddi ve evlat edinme işlemleri.

Boşanma Süreci: İki Temel Yol

Türk hukukunda boşanma yalnızca mahkeme kararıyla gerçekleşir. Süreç, eşlerin boşanma ve sonuçları konusunda uzlaşıp uzlaşmamasına göre iki yoldan biriyle ilerler:

  • Anlaşmalı boşanma (TMK m. 166/3): En az bir yıl sürmüş evliliklerde, eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu konusunda bir protokol üzerinde uzlaşmasıyla görülen dava. Ayrıntılar için: Anlaşmalı Boşanma Şartları ve Protokolü.
  • Çekişmeli boşanma: Eşlerden birinin kanunda sayılan bir boşanma sebebine (TMK m. 161-166) dayanarak açtığı ve tarafların uzlaşamadığı dava. Ayrıntılar için: Çekişmeli Boşanma Davası ve Sebepleri.

Boşanmanın Sonuçları

Boşanma kararı yalnızca evliliği sona erdirmez; eşler ve çocuklar bakımından bir dizi hukuki sonuç doğurur. Bu sonuçlar ayrı sayfalarda ele alınmıştır:

Aile Hukukunda Avukatla Temsil

Aile hukuku davalarında avukatla temsil kanunen zorunlu değildir; taraflar davalarını kendileri de takip edebilir. Ancak dilekçelerin hazırlanması, delillerin süresi içinde sunulması ve protokol hükümlerinin eksiksiz düzenlenmesi, sonucu doğrudan etkileyen usul kurallarına bağlıdır.

Uygulamada boşanma avukatı ifadesi, aile hukuku uyuşmazlıklarında danışmanlık ve vekillik yapan avukatları anlatmak için kullanılır. Türk hukukunda avukatlar için bu alana özgü ayrı bir unvan veya belge bulunmamaktadır; tüm avukatlar Avukatlık Kanunu ve baro meslek kurallarına tabidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Aile hukuku davalarına hangi mahkeme bakar?

Aile hukukundan doğan dava ve işlere aile mahkemeleri bakar. Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde bu görev, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesine aittir.

Boşanma davası hangi yerde açılır?

TMK m. 168'e göre boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde veya eşlerin davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir.

Boşanma davası açmadan önce hangi belgeler hazırlanmalıdır?

Nüfus kayıt örneği, evlilik ve çocuklara ilişkin bilgiler, eşlerin gelir durumunu gösteren belgeler ve iddia edilen olaylara ilişkin deliller (yazışmalar, tanık bilgileri vb.) sürecin sağlıklı yürütülmesi için önceden derlenmelidir.

Şiddet durumunda boşanma davası beklenmeden koruma istenebilir mi?

Evet. 6284 sayılı Kanun kapsamında, boşanma davası açılmış olsun ya da olmasın tedbir talep edilebilir. Talep, en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek aile mahkemesi hâkimine, mülki amire (valilik veya kaymakamlık) ya da kolluk birimine yapılabilir (m. 8). Barınma yeri sağlanması gibi koruyucu tedbirlere mülki amir veya hâkim, konuttan uzaklaştırma ve yaklaşmama gibi önleyici tedbirlere ise hâkim karar verir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bazı tedbirler kolluk amirince alınarak onaya sunulur (m. 3-5). Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz.

Bu içerik, İstanbul Barosu'na kayıtlı Av. Burak Aylı tarafından yürürlükteki mevzuat esas alınarak hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Ön Görüşme Talep Edin